top of page

Arama Sonuçları

Search this site

Boş arama ile 171 sonuç bulundu

  • MERSİN’E YENİ VALİ ATANDI…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 08 Şubat 2025 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Yeni Mersin Valimiz Sayın Atilla Toros hoş geldi, üstün başarılar diliyorum… Her atanan yeni vali için dilediğim gibi Atilla Toros’un da başarılı olmasını yürekten diliyorum. Onun başarısı Mersin’in başarısı olacaktır. Üç yıla yakındır Mersin’e hizmet eden önceki valimiz Sayın Ali Hamza Pehlivan’a da atandığı yeni görevi olan AFAD Başkanlığı görevinde üstün başarılar diliyorum. Mersin’e atandıktan kısa bir süre sonra meydana gelen ve bölgemizde büyük bir yıkıma neden olup insanlarımızı kahreden deprem afeti nedeniyle depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay İli Kırıkhan İlçesinde Koordinatör Vali olarak görevlendirildi. Eş zamanlı olarak depremzede yurttaşlarımızın yaralarının ilk sarıldığı ve sıcak barınma ortamının sağlandığı kent olan Mersin valiliğini de sürdürdü. Bu süreçteki afet yönetiminde başarılı çalışmalar yapmış olmalı ki, AFAD Başkanlığı görevine atandı. Hizmetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ederim. YENİ VALİMİZ ATİLLA TOROS… Yeni valimizin Mersin’e atanma nedeni hakkında önceki görevleri ipuçları verebilir… Öncelikle Mülkiye Müfettişi kökenli olması ve uzun süre (2002-2014) bu görevi sürdürmüş olması… Hesap kitap konusunda hayli titiz, deneyimli ve bilgili bir devlet adamı olduğunu anlıyoruz. Sonraki görevinin Göç İdaresi Başkanlığı olması… Göçten etkilenen illerin başında gelen Mersin aynı zamanda birçok devlet yatırımının başlamasını ve tamamlanmasını beklemektedir. Mersin karmaşık bir yapıya sahiptir; ekonomik açıdan çok kimlikli, sosyal ve kültürel açıdan da çok geniş bir yelpazeye sahip olan bir kenttir. Birlikte yaşama kültürü çok gelişmiş bir kenttir Mersin. Kentte çok etkin bir sivil toplum yapılanması vardır. Mersin Valiliğine atanmadan önce yaptığı bu iki görev de Mersin’de başarılı olmasını gerektiren deneyim ve beceriye sahip olduğunu gösteriyor. YENİ VALİMİZİ BEKLEYEN GÖREVLER… Öncelikle belli başlı BEKLEYEN ve BEKLENEN yatırımlar var Mersin’de… Plansız göçün doğurduğu sorunlar var Mersin’de… Yasal olmayan işlerin, kaçakçılığın, madde ticaretinin ve madde bağımlılığın tamamen bitirilmesi talebi var Mersinlinin… Hazine arazilerinin kişilere değil de Mersin’in tümüne yarar sağlayacak şekilde değerlendirilmesi talebi var Mersinlinin… Mersin’in kent merkezindeki tarihi yapılarına sahip çıkılıp bunların restore edilmesi talebi var Mersinlinin… İl geneline yayılmış bulunan çok sayıda ören yerleri ve tarihi kalıntıların zenginliğine paha biçilemez… Tarım, lojistik ve sanayi sektörlerinin çok gerisinde kalmış olan TURİZM sektörünün öncelikli sektörler arasına alınması talebi var Mersinlinin… Turizmde harekete geçirilmeyi bekleyen çok yüksek bir potansiyeli var Mersin’in. Hoş geldin ziyaretlerinde yeni valimizi ziyaret eden odaların ve sivil toplum örgütlerinin hoş geldin demenin yanısıra koltuklarının altındaki dosyaların içinde çoğunlukla bekleyen ve beklenen yatırımlar yer alacaktır. Yeni valimizden özellikle istirhamım hoş geldin ziyaretlerini kısa tutup Mersin’i analiz etmeye daha çok zaman ayırmalı… Yalnızca kendisine önerilen ve gösterilen insanlarla değil Mersin’i çok iyi bilen insanları bulup dinlemesi talebi var Mersinlinin… Görüştüğü insanların özellikle geçmişini ve toplumdaki yerini iyi incelemesi talebi var Mersinlinin. Mersin siyasi yönden muhalif bir kent gibi görünebilir ama hoşgörülü, eğitimli, çağdaş, ulusal değerlerine önem veren ve vatansever bir yapıya sahip bir kenttir. Yeni Valimizin Belediyeler ve Kamu Kurumlarının iş birliği ve karşılıklı anlayış içinde Mersin’e hizmet etmelerini koordine edip sağlaması talebi var Mersinlinin… Mersin kentiçi trafik düzenin sağlanmasında Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinin daha etkin görev yapması talebi var Mersinlinin… Mersin’de kaynaşmış bir toplum olduğunu ve bu kaynaşmanın daha da sıkılaştırılması isteği var Mersinlinin… Mersin’e hizmet edenleri bağrına basar ve asla unutmaz Mersinliler. EN ELZEM ÇÖZÜMLER… Yeni Valimize mutlaka beklentilerimiz ve sorunlarımızla ilgili geniş ve etkili sunumlar yapılacaktır… Ben birkaç tane öneride bulunacağım Sayın Valimize. Kentin çok önemli bir noktası olan Mezarlık Kavşağı yapımı ilk el atacağı ve en kısa sürede bitirilecek iş olsun. Mersin Tren Garının karşısında geçtiğimiz günlerde yanan tarihi binaya sahip çıkılıp restorasyonun yapılması. Mersin’in girişinde olan bu bina kentimize gelenlerin ilk gördüğü yapı olarak göze batıyor. Ayrıca, limanın karşı tarafındaki eski İngiliz Yağ Fabrikası Binasına da el atılıp Mersin’e bir değer olarak katılmasının gerçekleştirilmesi. Hızlı bir şekilde bu iki işi başlatıp bitirmesi sırada bekleyen birçok zorlu yatırımın başlatılıp yapılması için bir şevk verecektir hem kendilerine hem de Mersinliye… Ziyaretlerde kendilerine dosyalar verilecektir; bu dosyaların içeriklerinin titiz bir şekilde incelenip öncelik sıralarının belirlenmesi gerekecektir hızlıca… Sonra da başlasın icraatlar… Sayın Valimize tekrar hoş geldiniz der üstün başarılar dilerim. Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • MERSİN SANAYİYE ODAKLANMALI…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 13 Ocak 2025 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… İşim gücüm Mersin! Günlük yaşamımda yaptığım sohbetlerin, çalışmaların, düşüncelerin nerdeyse en az yarısı hep Mersin’le ilgili… Mersin İMECE Haber Gazetesinde çoğunlukla Mersin’i yazıyorum, masamdaki not defterime o an aklıma düşen fikirleri not alırken aralarında mutlaka Mersin ile ilgili notlar oluyor... Ekonomisini, siyasetini, eğitimini, sporunu, sanatını, kültürünü, insanlarını, geçmişini, geleceğini düşünüyorum. Dağarcığımda, not defterlerimde ve bilgisayarımda Mersin’le ilgili birçok fikir ve proje var. Kişisel web sitemde ve İMECE Gazetesinde Mersin’le ilgili yazdığım yazıların arasından çok önemli ve değerli bulduklarımı aşağıda listeledim: 2023-11-01 MERSİN, AYRICALIKLI KENT 2024-04-29 BÖLÜM 1 - BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLSAYDIM… 2024-02-22 BÖLÜM 2 - İLK 100 GÜN PLANI, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLSAYDIM… 2024-02-23 BÖLÜM 3 - KISA VADELİ PLAN, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLSAYDIM... 2024-03-07 BÖLÜM 4 - ORTA VADELİ PLAN, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLSAYDIM… 2024-03-11 BÖLÜM 5 - BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLSAYDIM… 2024-05-26 BÜYÜK ÇUKUROVA EKONOMİ HAVZASI 2024-07-29 MERSİN NEDEN OLMASI GEREKEN YERDE DEĞİL 2024-08-05 NASIL BİR MERSİN BÖLÜM 1 2024-08-12 NASIL BİR MERSİN BÖLÜM 2 HEYECAN DUYAN VAR MI? Yazılarımı aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz: İMECE Gazetesi Web Sitesi https://www.imecegazetesi.com/ayhan-kiziltan Kişisel Web Sitem https://www.ayhankiziltan.com/ Bir kentin, bir ülkenin kalkınarak büyümesi için üretim gücünün ve teknolojisinin çok yüksek olması gerekir. Bu yazımda Mersin’i ekonomik yönden biraz mercek altına aldım. Örnek cümle… MERSİN’İN EKONOMİK VERİLERİ… · TÜRKİYE Geneli İl bazında kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla GSYH-2023: 17. Sıradayız Kişi Başı GSYH TÜRKİYE Ortalaması ₺311.110 $13.243 1 TR421 Kocaeli ₺516.460 $21.985 2 TR100 İstanbul ₺510.733 $21.741 3 TR510 Ankara ₺438.242 $18.655 17 TR622 MERSİN ₺282.490 $12.025 31 TR621 Adana ₺241.597 $10.284 · TÜRKİYE Geneli İl bazında TARIM SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla TARIM GSYH-2023: 5. Sıradayız TARIM TÜRKİYE ₺1.635.078.558 1 Konya ₺100.866.378 2 Antalya ₺74.112.745 3 İzmir ₺69.497.933 4 Şanlıurfa ₺67.435.341 5 MERSİN ₺57.906.574 6 Adana ₺52.918.310 · TÜRKİYE Geneli İl bazında SANAYİ SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla SANAYİ GSYH-2023: 11. Sıradayız SANAYİ TÜRKİYE ₺6.074.619.548 1 İstanbul ₺1.387.369.061 2 Ankara ₺504.621.469 3 İzmir ₺470.536.013 4 Kocaeli ₺454.442.193 5 Bursa ₺403.878.291 10 Adana ₺123.590.776 11 MERSİN ₺69.840.063 · TÜRKİYE Geneli İl bazında İMALAT SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla İMALAT GSYH-2023: 12. Sıradayız İMALAT SANAYİ TÜRKİYE ₺5.188.788.307 1 İstanbul ₺1.206.987.152 2 Kocaeli ₺430.405.947 3 İzmir ₺423.558.654 4 Ankara ₺412.134.880 5 Bursa ₺380.009.203 11 Adana ₺99.622.703 12 MERSİN ₺60.423.159 · TÜRKİYE Geneli İl bazında İNŞAAT SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla İNŞAAT GSYH-2023: 3. Sıradayız İNŞAAT TÜRKİYE ₺1.458.433.366 1 İstanbul ₺422.150.612 2 Ankara ₺149.727.818 3 MERSİN ₺72.557.723 4 İzmir ₺70.830.311 5 Antalya ₺55.603.917 · TÜRKİYE Geneli İl bazında HİZMETLER SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla HİZMETLER GSYH-2023: 7. Sıradayız HİZMETLER TÜRKİYE ₺7.127.436.377 1 İstanbul ₺2.879.361.245 2 Ankara ₺525.777.964 3 İzmir ₺439.450.102 4 Antalya ₺364.189.690 5 Kocaeli ₺294.182.314 7 MERSİN ₺184.677.517 · TÜRKİYE Geneli İl bazında BİLGİ VE İLETİŞİM SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla BİLGİ VE İLETİŞİM GSYH-2023: 16. Sıradayız BİLGİ VE İLETİŞİM TÜRKİYE ₺653.287.455 1 İstanbul ₺423.132.806 2 Ankara ₺118.176.569 3 İzmir ₺27.410.865 4 Kocaeli ₺18.103.108 5 Bursa ₺7.894.360 16 MERSİN ₺1.550.492 · TÜRKİYE Geneli İl bazında FİNANS VE SİGORTA SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla FİNANS VE SİGORTA GSYH-2023: 8. Sıradayız FİNANS VE SİGORTA TÜRKİYE ₺865.208.005 1 İstanbul ₺540.696.846 2 Ankara ₺63.408.152 3 İzmir ₺42.524.507 4 Bursa ₺17.016.593 5 Antalya ₺16.523.848 8 MERSİN ₺8.703.105 · TÜRKİYE Geneli İl bazında GAYRIMENKUL FAALİYETLERİ SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla GAYRIMENKUL FAALİYETLERİ GSYH-2023: 14. Sıradayız GAYRIMENKUL FAALİYETLERİ TÜRKİYE ₺1.033.888.235 1 İstanbul ₺313.227.260 2 Ankara ₺80.854.113 3 İzmir ₺69.014.943 4 Antalya ₺44.843.411 5 Bursa ₺42.743.477 14 MERSİN ₺14.300.556 · TÜRKİYE Geneli İl bazında MESLEKİ, İDARİ ve DESTEK HİZMETLERİ SEKTÖRÜNDE kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla MESLEKİ, İDARİ ve DESTEK HİZMETLERİ GSYH-2023: 10. Sıradayız MESLEKİ, İDARİ ve DESTEK HİZMET. TÜRKİYE ₺1.360.986.201 1 İstanbul ₺625.135.117 2 Ankara ₺145.900.482 3 Antalya ₺81.981.843 4 İzmir ₺81.420.867 5 Bursa ₺38.342.061 10 MERSİN ₺17.575.377 · TÜRKİYE Geneli İl bazında KAMU YÖNETİMİ, EĞİTİM, SAĞLIK, SOSYAL HİZMETLER kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla KAMU YÖNETİMİ, EĞİTİM, SAĞLIK, SOSYAL HİZMETLER GSYH-2023: 10. Sıradayız KAMU YÖNETİMİ, EĞİTİM, SAĞLIK, SOSYAL HİZMETLER TÜRKİYE ₺2.734.665.461 1 İstanbul ₺421.182.425 2 Ankara ₺348.717.631 3 İzmir ₺141.166.996 4 Antalya ₺74.246.634 5 Bursa ₺69.903.444 10 MERSİN ₺51.330.363 SANAYİ VE İMALAT SEKTÖRÜNDE MERSİN NEREDE: Listelerden görüldüğü gibi 2023 Yılı GSYH Türkiye genelinde 17. sıradayız. · SANAYİ SEKTÖRÜNDE Adana’nın ardından 11. sıradayız. · İMALAT SEKTÖRÜNDE yine Adana’nın ardından 12. sıradayız. · BİLGİ VE İLETİŞİM SEKTÖRÜNDE hayli aşağılarda 16. sıradayız. · KAMU YÖNETİMİ, EĞİTİM, SAĞLIK, SOSYAL HİZMETLER SEKTÖRÜNDE 10. sıradayız. · FİNANS VE SİGORTA SEKTÖRÜNDE 8. sıradayız. · GAYRIMENKUL FAALİYETLERİ SEKTÖRÜNDE 14. sıradayız. · İNŞAAT SEKTÖRÜNDE 3. sıradayız. · TARIM SEKTÖRÜNDE 5. sıradayız. İlk BEŞİN içerisinde yalnızca İNŞAAT ve TARIM Sektörlerinde bulunmaktayız… Bu tabloların analizinden yaptığım çıkarım Mersin SANAYİ, İMALAT ve BİLGİ VE İLETİŞİM Sektörlerinde olması gereken yerde değil. Bunu biliyorduk tabii; bu yüzden son yıllarda Mersin Sanayisinin gelişimi için için çok adımlar attık. Öncelikle Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının Sanayi Birimini güçlendirdik; hem çalışma alanını, hem personel sayısını ve niteliğini arttırdık, hem de eğitim yolu ve örnek üretim yolu ile teknolojik yeniliklerin küçük/büyük sanayiciye aktarılmasını sağlayacak laboratuvarlar kurduk. Yani Sanayi Odasına geçişi kolaylaştıracak adımları atıp yatırımlar yaptık. Son 15 yılda Sanayide yapılan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımları ile buralarda yapılan özel sektör yatırımları Mersin’in Sanayi Gelişimine büyük bir ivme kazandırdı. Ağırlıklı olarak Mersin Tarsus OSB olmak üzere organize sanayi bölgelerinde istihdamı 20 bin civarında olan 300'ün üzerinde firmamız var. İnşaatları süren ve parsel tahsisine başlanan diğer organize sanayi bölgeleri de devreye girdiğinde firma sayısı BİNLERE ulaşacaktır. Bugün Mersin'de SAHA-Savunma ve Havacılık Sanayisine üretim yapan teknolojisini ve kalitesini yükseltmiş en az 20 firmamız var. Bu firmaların çoğunda bugünleri düşünerek kurduğumuz Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesindeki Model Fabrika ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde kurduğumuz Atölye 1886 Teknoloji Merkezinin katkıları büyüktür. Mersin il geneli olarak 3 bine yakın sanayi ve imalat firmasına sahip bulunuyor. Bu firmalar toplam olarak yaklaşık 70 bin kişiyi istihdam ediyor. Ölçek açısından Büyük Sanayi firması olarak 40’a yakın firma, Orta Ölçekte ise 250’ye yakın firma var. Büyük ve Orta Ölçekteki firmalar toplam istihdamın 50 binine yakınını sağlıyor. Mersin’e sanayi, imalat, bilgi ve iletişim sektörlerinde yüksek teknoloji ve katma değerli imalat yatırımları çekmemiz gerekiyor. Tabii bu yatırımları Mersin'e çekmek için gereksinim duyulan şartları ve olanakları hazırlayıp sunmamız gerekiyor. Çok çeşitli yeni sanayi ve imalat türleri oluşturabiliriz Mersin’de; hem iç piyasaya hem de dış piyasalara yönelik. Öncelikle geniş parseller gerektirmeyen bir Yüksek Teknoloji Organize Bölgesi kurmalıyız; Üniversitelerimiz ve Teknoparklarımızın potansiyelini kullanmamız gerekiyor. Mersin Tarım Sektöründe üretim yönünden hayli ileride. Çiftçinin üretimini katma değerli ve dayanıklı ürünlere dönüştürecek yatırımları Mersin'de kümelendirebiliriz. Bu konuda TUİOSB-Tarım Ürünleri İhtisas OSB ve AR-GE olanakları sunan Tarım Teknoparkı öncü kuruluşlardır Mersin'de. MERSİN SANAYİSİ HIZLA GELİŞMEKTEDİR... Bu sürekli gelişen ve büyüyen yapıyı elbette sanayinin içinde bulunanlar ve sanayiye odaklanmış olan insanların bulunduğu bir Sanayi Odası yönetmelidir. Çok yakın gelecekte Mersin ili genelindeki Organize Sanayi Bölgeleri 12’ye çıkacaktır. Sanayi Odası olan kentleri incelediğimizde bu kentlerde Sanayinin hayli geliştiğini görürüz. Mersin’de Sanayinin gelişmesine odaklanacak bir Sanayi Odası da Mersin Sanayisinin gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Bunun içinde yalnızca sanayiye odaklanan güçlü bir yapı kurmalıyız Mersin’de. Hali hazırda sanayiciler örgütlenme özgürlüğü hakkını kullanıp Sanayinin gelişmesine odaklanmış bir Sanayi Odası kurma girişimi başlatmış bulunuyor. Hayli motive ve heyecanlılar sanayiciler. Sanayinin gelişmesi demek tüm sektörlerin; ticaretin de lojistiğin de tarımın da inşaatın da turizmin de gelişmesi demektir. Sanayici imal eder; ticaretle uğraşan satar, lojistikçi taşır. Böylece elde edilen zenginlik inşaat sektörüne de tarıma da turizme de istihdama da olumlu etki yapar; kentimizin refahı artar. Refahı artan kentte birlikte olur, kaynaşma da olur, saygı da sevgi de olur. Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • HER ALANDA YENİLİKÇİLİK (İNOVASYON)…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 30 Aralık 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… 2024 yılını bitirip 2025 yılına giriyoruz; bir gün kaldı… Geçen haftaki “2024 YILINDA NELER OLDU NELER?” başlıklı yazımda 2024 yılında gelişen önemli olayları yorumsuz olarak sıralamıştım. İlk satırlar da aşağıdaki şekildeydi “2024 Yılı Dünyada olağanüstü derecede zorlu ve küresel huzursuzluklarla geçti. En iyimser insanın bile 2024'ü iyimserlikle anımsaması zor olacaktır.” 2025 Yılı bittiğinde 2025’i olumsuz olarak algılamamak için herkes hatalarını gözden geçirip dersler çıkararak 2025’e girmelidir. İYİLEŞTİRME YOKSA İNOVASYON DA YOKTUR. Öncelikle siyasette ve devlet yönetiminde yenilikçi (inovatif) bir vizyonla değişim yapmalıyız. Eğer ülkemizi kalkındırmak istiyorsak, bu niyetimizde ciddi ve dürüstsek kesinlikle siyaseti ve devlet yönetimini yenilikçi (inovatif) politikalar ve yöntemler uygulayarak iyileştirmeliyiz. Zaten İnovasyonun anlamı da İYİLEŞTİREREK YENİLEMEKTİR. Siyaset ve devlet yönetiminde uygulanacak yenilikçilik anlayışı, ülkenin kamu ve sivil tüm kurumlarına, toplumun her kesimine sirayet edecektir. DÜNYADA İNOVASYONDA NEREDEYİZ? Avrupa İnovasyon Puan Tablosu 2024, 8 Temmuz 2024'te yayınlandı. AB Komisyonu tarafından her yıl yayımlanan ve Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkeler, diğer Avrupa ülkeleri ile küresel rakiplerin araştırma ve inovasyon performansının karşılaştırılabilir bir değerlendirmesine olanak sağlayan bir rapordur bu tablo. İnovasyon dalında liderler, güçlüler, orta düzeydekiler ve gelişmekte olanlar diye dört sınıfa ayrılan ülkeler ve Tasnif Oranları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: Gelişmekte olan Yenilikçiler: 2024 AB ortalamasının %70’inin altında Orta Düzey Yenilikçiler: 2024 AB ortalamasının %70 ila %100'ü arasında Güçlü Yenilikçiler: 2024 AB ortalamasının %100 ile %125'i arasında Yenilikçilik Liderleri: 2024 AB ortalamasının %125'inin üzerinde AVRUPA BİRLİĞİ LİDER YENİLİKÇİLER ÜLKE ADI SKORU 2023’e göre DEĞİŞİM 2023 KİŞİ BAŞI GSYİH ($) 1. Danimarka 149,3 ▲0,5 61.032 2. İsveç 146,2 ▲ 0,2 55.521 3. Finlandiya 140,6 ▼ 0,7 45.939 4. Hollanda 138,3 ▼ 0,5 50.100 5. İsviçre (AB Dışı) 152,2 ▲1,9 89.943 Tablodan görüldüğü gibi Avrupa Birliği’nin Lider Yenilikçi Ülkesi 149,3’lük bir skorla ilk sırayı alan ülke Danimarka olmuştur; 2023 yılına göre de puanında 0,5’lik artış sağlamıştır. İsviçre ise AB Üyesi Olmayan Ülkeler de dahil edildiğinde Avrupa Lideridir. Lider Yenilikçi Ülkelerin Kişi Başı GSYİH’leri 40.000$’ın üzerinde ve ortalaması 60.507$’dır. AB Yenilikçi Liderler Listesi birincisi Danimarka’yı bir irdeleyelim. DANİMARKA’NIN GÖRELİ GÜÇLÜ YÖNLERİ DANİMARKA’NIN 2017'DEN BU YANA GÜÇLÜ ARTIŞLARI DANİMARKA’NIN 2023'TEN BU YANA GÜÇLÜ ARTIŞLARI Kamu-özel ortak yayınlar Girişim sermayesi harcamaları Yeni Pazarlara ve Yeni Firmalara satışlardaki yenilikçilik Uluslararası bilimsel ortak yayınlar Uluslararası bilimsel ortak yayınlar AR-GE dışı yenilikçilik harcamaları Yaşam boyu öğrenme sürecine dahil olan nüfus Yeni Pazarlara girişlerdeki ve Yeni Firmalara satışlardaki yenilikçilik Bilişim ve İletişim Teknolojileri Eğitimi Veren İşletmeler DANİMARKA’NIN GÖRELİ ZAYIF YÖNLERİ DANİMARKA’NIN 2017'DEN BU YANA GÜÇLÜ DÜŞÜŞLERİ DANİMARKA’NIN 2023'TEN BU YANA GÜÇLÜ DÜŞÜŞLER Kaynak verimliliği Tasarım uygulamaları Tasarım uygulamaları Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı Yeni doktora mezunları İstihdam edilen kişi başına inovasyon harcamaları İşyerleri AR-GE'sine doğrudan ve dolaylı devlet desteği Bilim ve Teknolojide İnsan Kaynaklarının İşten İşe Hareketliliği Yeni doktora mezunları AVRUPA BİRLİĞİ GÜÇLÜ YENİLİKÇİLER ÜLKE ADI SKORU 2023’e göre DEĞİŞİM 2023 KİŞİ BAŞI GSYİH ($) 1. Belçika 136,0 ▼0,2 44.283 2. Norveç 128,7 ▲0,9 78.939 3. Avusturya 127,9 ▼1,2 45.852 4. Birleşik Krallık (AB Dışı) 126,3 ▼2,1 47.005 5. İrlanda 124,5 ▲2,1 91.783 6. Lüksemburg 123,3 ▼2,5 105.997 7. Almanya 122,8 ▼3,4 42.879 8. Güney Kıbrıs 116,9 ▲3,3 30.769 9. Estonya 115,3 ▼2,9 20.245 10. Fransa 114,4 ▲0,3 38.976 11. İzlanda 110,6 ▼1,0 58.393 Estonya, 2017'den bu yana istikrarlı bir büyüme grafiği izleyerek Güçlü Yenilikçi olurken, 2023'te Yenilikçilik Liderleri listesinde olan Belçika, Güçlü Yenilikçiler Listesine düştü. Lider Yenilikçi Ülkelerin Kişi Başı GSYİH ortalaması 55.011$’dır. Güçlü Yenilikçiler Listesine yeni giren Estonya’yı irdeleyelim: ESTONYA’NIN GÖRELİ GÜÇLÜ YÖNLERİ ESTONYA’NIN 2017'DEN BU YANA GÜÇLÜ ARTIŞLARI ESTONYA’NIN 2023'TEN BU YANA GÜÇLÜ ARTIŞLARI Ticari marka başvuruları Kaynak verimliliği Yabancı doktora öğrencileri, tüm doktora öğrencilerinin %'si olarak Kamu-özel ortak yayınlar İşyerleri AR-GE'sine doğrudan ve dolaylı devlet desteği Yenilikçi işletmelerdeki istihdam Yaşam boyu öğrenme sürecine dahil olan nüfus Çevreyle ilgili teknolojiler Uluslararası bilimsel ortak yayınlar ESTONYA’NIN GÖRELİ ZAYIF YÖNLERİ ESTONYA’NIN 2017'DEN BU YANA GÜÇLÜ DÜŞÜŞLERİ ESTONYA’NIN 2023'TEN BU YANA GÜÇLÜ DÜŞÜŞLERİ Çevreyle ilgili teknolojiler Temel genel dijital becerilerin üstünde becerilere sahip bireyler Yenilikçi KOBİ'lerin diğerleriyle işbirliği yapması Yenilikçi KOBİ'lerin diğerleriyle işbirliği yapması Yaşam boyu öğrenme sürecine dahil olan nüfus Çevreyle ilgili teknolojiler Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı Yabancı doktora öğrencileri, tüm doktora öğrencilerinin %'si olarak İş süreçlerinde yenilikler sunan KOBİ’ler AVRUPA BİRLİĞİ ORTA DÜZEY YENİLİKÇİLER ÜLKE ADI SKORU 2023’e göre DEĞİŞİM 2023 KİŞİ BAŞI GSYİH ($) 1. Slovenya 100,1 ▲1,5 25.643 2. İspanya 98,9 ▲2,0 28.047 3. Çekya 98,7 ▲2,3 19.800 4. İtalya 98,6 ▲0,8 33.774 5. Malta 96,8 ▼1,9 31.190 6. Litvanya 92,0 ▲3,7 18.214 7. Portekiz 91,8 ▲0,5 22.378 8. Yunanistan 85,3 ▼1,0 20.827 9. Macaristan 77,6 ▲2,1 16.287 Orta Düzey Yenilikçi Ülkelerin Kişi Başı GSYİH ortalaması 24.018$’dır. AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞMEKTE OLAN YENİLİKÇİLER ÜLKE ADI SKORU 2023’e göre DEĞİŞİM 2023 KİŞİ BAŞI GSYİH ($) 1. Hırvatistan 76,6 ▼0,1 17.234 2. Polonya 72,5 ▲3,3 17.270 3. Slovakya 71,6 ▲1,5 19.217 4. Sırbistan (AB Dışı) 69,1 ▲4,4 7.736 5. Letonya 59,0 ▲0,2 16.945 6. Türkiye (AB Dışı) 56,9 ▲5,7 14.630 7. Karadağ (AB Dışı) 52,3 ▲0,8 8.375 8. Bulgaristan 50,6 ▲1,9 9.780 9. Makedonya (AB Dışı) 49,6 ▲3,9 6.350 10. Arnavutluk (AB Dışı) 46,0 ▲0,1 5.394 11. Romanya 37,4 ▼1,6 12.386 10. Bosna Hersek 36,4 ▲2,7 6.421 11. Ukrayna (AB Dışı) 35,7 ▲0,1 2.207 12. Moldova (AB Dışı) 25,5 ▲4,1 3.685 TÜRKİYE'NİN YENİLİKÇİLİK (İNOVASYON) DURUMU Ülkemiz Türkiye’nin Avrupa’da ve Dünya’da nerede olduğunu 2024 İnovasyon Puan Tablosunda inceledim. Türkiye, 56,9 puanla 2024'te AB ortalamasının %51,7'si oranında performans gösteren Gelişmekte Olan Yenilikçi Ülkedir. Türkiye 39 ülkenin sıralandığı tüm Avrupa Ülkeleri (AB içi ve AB dışı) arasında 31. sıradadır. Gelişmekte Olan Yenilikçilerin ortalama puanı 52,8, Türkiye’nin Performansı 56,9 olup grubunun ortalamasının üzerindedir. Türkiye’nin performansı, 2017'den bu yana AB ortalamasından daha az artmaktadır. Grubumuzun Kişi Başı GSYİH ortalaması 10.545$ olup Türkiye’nin 14.630$ olan Kişi Başı GSYİH’si grubumuzun ortalamasının üzerindedir. Dünya genelinde Güney Kore, Kanada, ABD, Avustralya, Çin, Japonya, Brezilya, Şili, Hindistan, Güney Afrika, Meksika’nın da dahil olduğu listede Türkiye 38. sırada bulunuyor. TÜRKİYE’NİN GÖRELİ GÜÇLÜ YÖNLERİ TÜRKİYE’NİN 2017'DEN BU YANA GÜÇLÜ ARTIŞLARI TÜRKİYE’NİN 2023'TEN BU YANA GÜÇLÜ ARTIŞLARI Yeni Pazarlara girişlerdeki ve Yeni Firmalara satışlardaki yenilikçilik İşyerleri AR-GE'sine doğrudan ve dolaylı devlet desteği Yeni Pazarlara girişlerdeki ve Yeni Firmalara satışlardaki yenilikçilik İşyerleri AR-GE'sine doğrudan ve dolaylı devlet desteği Yeni Pazarlara girişlerdeki ve Yeni Firmalara satışlardaki yenilikçilik Yenilikçi KOBİ'lerin diğerleriyle işbirliği yapması Bilim ve Teknolojide İnsan Kaynaklarının İşten İşe Hareketliliği Geniş bant iletişim erişimleri Bilgi ve İletişim Teknolojileri eğitimi veren işletmeler TÜRKİYE’NİN GÖRELİ ZAYIF YÖNLERİ TÜRKİYE’NİN 2017'DEN BU YANA GÜÇLÜ DÜŞÜŞLERİ TÜRKİYE’NİN 2023'TEN BU YANA GÜÇLÜ DÜŞÜŞLERİ Tasarım uygulamaları Yenilikçi ürünler sunan KOBİ’ler Bilim ve Teknolojide İnsan Kaynaklarının İşten İşe Hareketliliği İstihdam edilen Bilişim ve İletişim Teknolojileri uzmanları İş süreçlerinde yenilikler sunan KOBİ’ler Çevreyle ilgili teknolojiler Bilgi yoğun faaliyetlerde istihdam Yenilikçi işletmelerdeki istihdam AR-GE dışı yenilikçilik harcamaları HER ALANDA İNOVASYON VE ZİHNİYET DEĞİŞİMİ… Avrupa İnovasyon Puan Tablosu 2024’ü incelediğimizde neler yapmamız gerektiğini hemen anlıyoruz. İşte, yenilikçilik, yani inovasyon ile iyileştirerek değişim yapmamız gerekiyor… Öncelikle zihniyetlerimizde yapmalıyız; zihniyetimizi değiştirmeden yenilikçi, inovasyon vizyonuna erişemeyiz. Boş lafları, tartışmaları bırakıp Türkiye’nin bütünsel olarak inovasyon vizyonuna kavuşturmalıyız. Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • 2024 YILINDA NELER OLDU NELER?

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 24 Aralık 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye, 2024 Yılı Dünyada olağanüstü derecede zorlu ve küresel huzursuzluklarla geçti. Dünya genelinde seçimler, özellikle ABD Başkanlık Seçimi 2024'e damga vurdu diyebiliriz. Dünya nüfusunun neredeyse yüzde 50'sini temsil eden 60'tan fazla ülkedeki insanlar 2024'te sandık başına gitti. En iyimser insanın bile 2024'ü iyimserlikle anımsaması zor olacaktır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde meydana gelen doğal afetler, Savaşlar, katliamlar, zorbalıklar, teknolojik suikastlar, Rusya-Ukrayna Savaşının sürüyor olması, Seçimler, değişen hükümetler ve başkanlar, WikiLeaks kurucusu Julian Assange'ın serbest bırakılması, Yapay Zeka'nın tüm Dünya'yı sarması, hızla gelişiyor olmasının Dünya'yı şaşırtması ve endişelendirmesi, 52 yıl tahtta kaldıktan sonra Danimarka Kraliçesi Margrethe II tahttan çekiliyor olması, Bangladeş'in beş dönem başbakanlığını yapan Şeyh Hasina Wazed'in hükümetine karşı düzenlenen kitlesel protestolar nedeniyle ülkeden kaçması, Claudia Sheinbaum'ın Meksika'nın ilk kadın cumhurbaşkanı ve bu görevi üstlenen ilk Yahudi olarak yemin etmesi, Trump'ın silahlı bir adam tarafından yaralanması, ABD Demokratların adayı Biden'ın başkan adaylığından çekilip yerine Harris'in aday gösterilmesi, ABD'nde Trump'ın tarihi bir seçimle ikinci kez başkanlığa seçilmesi, ABD’nin İsrail’e verdiği sınırsız ve vicdansızca destek, ABD’li aktris Cate Blanchett’ın Cannes Film Festivalinde Filistin’e destek vermesi, ABD üniversitelerinde Filistin’e destek gösterilinin yapılması, ABD’nin terör örgütlerini desteklemesi ve işbirliği, Esad rejiminin devrilmesi, ABD’nin, HTŞ lideri Muhammed Colani'nin başına koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü kaldırması, HTŞ Lideri Colani’nin sakallarını düzeltip takım elbise ve kravat takması, Ekonomideki global durgunluk ve krizler, Merkez Bankalarının faiz politikaları, Büyük umutlarla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığına getirilen Hafize Gaye Erkan görevden alınması, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin 1977 yerel seçimlerinden beri ilk kez birinci parti olması, Alper Gezeravcı’nın uzaya giden ilk Türk olması. FETÖ terör örgütünün başının ölmesi, TUSAŞ’a terör saldırısı yapılması, Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin BRICS üyeliğine alınması, Türkiye’nin BRICS üyeliğine alınmaması, Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya girmesine onay vermesi, F35 ve F16 sorunu sürüyor olması, Milli Muharip Uçak KAAN’ın ilk uçuşunun gerçekleştirilmesi, Diyarbakır Çınar'da başlayan ve rüzgarın etkisiyle Mardin Mazıdağı'na sıçrayan yangıda 15 insanımızın ölmesi, Galatasaray’ın şampiyonluk sayısının 24’e ulaşmış olması, Süper Kupa finalinde Galatasaray’ı 5-0 yenen Beşiktaş’ın süper kupanın sahibi olması, Havalı Tabanca Karışık Takımı sporcusu Yusuf Dikeç'in duruşuyla fenomen olması, Okçuluk Erkek Milli Takımının Türkiye'nin Olimpiyatlardaki ilk takım madalyasını kazandırdı. Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a Mecliste konuşma yapması çıkışı, Kayyumlar, gözaltılar, tutuklamaların sürmesi, Türkiye’deki aşırı hayat pahalılığının insanları yoksulluğa itmesi, Erzincan'ın İliç ilçesindeki bir altın madeninde toprak kaymasının meydana gelmesi, At ve eşek etinden sonra domuz etleri yedirilmemiz, Narin Güran’ın öldürülmesi, Kadın cinayetlerinin hız kesmeden sürmesi, Türk aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin İsrail askerleri tarafından katledilmesi, Ülkede sürekli silahlı ve ölümlü kavgaların olması, Bazı ünlü sanatçılarımızın ölümü, Bazı sosyal medya platformlarının Türkiye’de engellenmesi, Türkiye’de 2024’ün Emekliler Yılı olacağı söylemi, Asgari ücret tartışmalarının sürmesi, Mersin'de Çukurova Uluslararası Havalimanı'nın hizmete açılması, Türkiye Futbol Federasyonu başkanının değişmesi, Bursa’da cami ziyareti yapan erkek turistlerin etek giymesi, Toprak Razgatlıoğlu’nun 2024 Dünya Superbike Şampiyonasında ikinci şampiyon olması, Daron Acemoğlu’nun Nobel alması, Biri askeri diğeri ambülans iki helikopterin düşmesi, Balıkesir'de mühimmat üreten bir fabrikada 10 yıl sonra bir kez daha meydana gelen patlamada çok sayıda insanımızın ölmesi. Bu olayların hepsinin üzerine sayfalarca yazılar yazılabilir ve sayfalarca yorumlar yapılabilir... Bu yazıyı yazarken 2024’ün bitmesine 8 gün vardı. Umarım çok kötü olaylar olmaz, hem Türkiye’de hem de Dünya’da, Hoşça kalın, haftaya yine buradayız.

  • SİYASETİ GÜZELLEŞTİRELİM…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 17 Aralık 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Bu hafta da siyasetle ilgili yazacağım… Neden? Bir önceki ‘HER ŞEYİN BAŞI SİYASET…’ başlıklı yazımda da belirttiğim gibi her şeyi idare eden, iyi ya da kötü her şeyin sorumlusu ‘SİYASET’tir. İnsanın sosyal bir canlı olduğu aşikardır; var olma, kendini gösterme özelliği vardır insanın. Gereksinimlerini karşılama, duygularını paylaşma, etrafını anlama, kendini anlatma ve anlaşılmak için etrafındaki diğer insanlarla iletişim kurma güdüleri ile sosyal ilişkiler içerine girmektedir. Dolayısıyla insanların bulunduğu her yerde de her ortamda da siyaset vardır. İslam Ansiklopedisinde (https://islamansiklopedisi.org.tr/siyaset) şöyle anlatılıyor siyaset: “Sözlükte bir nesneyi düzgün ve iyi durumda bulunması için özenle gözetip korumak; hayvanı ehlileştirmek, atı terbiye etmek gibi anlamlara gelen siyaset, toplumun işlerini üzerine alma, yürütme, yönetme işi, insan topluluklarını yönetme sanatı şeklinde tanımlanır. Siyaset kelimesi ve türevleri Kur’an’da geçmez; hadislerde ise hem “at terbiye etme” hem de “halkın işlerini yönetme” mânalarında kullanılır…” Başka kaynaklardan derlediğim kadarıyla; Osmanlı geleneğinde siyaset bir yandan erdemli bir toplum oluşturmak için yönetme sanatı ile ilgilidir, ancak öte yandan bir anlamı daha var ki ‘SİYASETEN KATL’. Türk İslam devlet nazariyesinde hükümdarın yetkisine bağlı olarak şekillenen ‘SİYASETEN KATL’ ya da ‘SİYASET’ sözünün anlamı da ölüm cezasına işaret ediyor. Bir de ‘POLİTİKA’ kelimesi var; ‘SİYASET’ sözcüğü etimolojik olarak at eğitimi anlamına gelirken, ‘POLİTİKA’ sözcüğü ise devlet yönetme sanatı anlamındadır. Buradan şu anlam çıkartılabilir: Siyaset insanları terbiye ederek yönetmek… SİYASET CİDDİ BİR İŞ… Siyasetin geçmişi, insanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar olan bir süreci kapsar… Birçok kaynak birçok düşünür, devlet adamı, siyasetçi, yazarın siyasetle ilgili sözlerini derledim ve aşağıda yazdım. Daha iyi, daha üretken ve pozitif bir siyaset oluşması için okuyunuz ve anlamlar çıkartınız. · MUSTAFA KEMAL ATATÜRK “Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır” · George S. McGovern: “Politika, halka hizmet etme sanatıdır” · Nelson Mandela “Politika, barışın anahtarıdır” · Benjamin Disraeli “Siyaset, toplumun kaderini şekillendiren bir güçtür” · Henry A. Kissinger “Politikacıların %90’ı kalan %10’a kötü şöhret veriyor” · Charles De Gaulle “Politika, politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir” · Edgar Faure “Sırtı yere geldikten sonra kazanmış olmak, yalnız siyaset alanında görülür” · Roosevelt “Tüm politikacılar aynıdır, tek farkları suratlarıyla boylarıdır” · James F.Clarke “Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür” · Falih Rıfkı Atay “Ne çare ki vatanın kaderi vatanseverlerin değil, kendilerinden başkasını sevmeyen politikacıların elinde” · Che Guevara “Ben kurtarıcı değilim. Kurtarıcı diye bir şey yoktur. İnsanlar kendilerini kurtarırlar” · Adolf Hitler “Eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz, insanlar inanır. İnandırmanın sırrı, yalanı sürekli tekrar etmektir” · George Carlin “Kilise ve devletin ayrılığına büsbütün taraftarım. Bu iki kurum bizi kendilerine yeterince sıkıştırıyor, ikisinin birlikteliğinde ise kesin bir ölüm olur” · Oscar Wilde “İnsanları kandırmak, kandırıldığına inandırmaktan daha kolaydır” · Mogens Jallberg “Demokraside oyunuz sayılır, feodalizmde sayınız oydur” · Victor Hugo “Alt sınıflardaki sefalet, üst sınıflardaki insanlıktan çoktur” · Aristoteles “Her ülke layık olduğu hükümeti alır” · Platon “Politika ile uğraşmayacak kadar akıllı olanlar, daha aptallar tarafından yönetilerek cezalandırılırlar” · Mahatma Gandhi “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı” · John Adams “Korku çoğu yönetimin kaynağıdır” · Indira Gandhi “Sıkılmış bir yumrukla tokalaşamazsınız” · Winston Churchill “Bazı insanlar prensipleri için partilerini değiştirir, bazıları partileri için prensiplerini değiştirir” · Demokrit “Kıskançlık siyasi bölünmenin sebebidir” · Aristophanes “Her taşın altında pusuya yatmış bir politikacı var” · Mao Zedong “Politika kansız savaş, savaş ise kanlı politikadır” · Alexis de Tocqueville “Amerikadaki her iki partide de ilkeleri olan adamlar var ama bir ilke partisi yok” · Alexander HAMILTON “Haklı bir siyasi davaya en büyük zararı, muhalefetin acımasızca saldırması değil, yandaşlarının aptalca savunması verir” · A. A. Milne “Yolcu için yol, kurnaz politikacı için söz tükenmez” Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • HER ŞEYİN BAŞI SİYASET…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 08 Aralık 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Siyasetçileri biz seçiyoruz. Siyasetçiler de bizi ve kurumları yönetecekleri belirliyor. Kurumlar da siyasetçilerin güdümünde çalışıyorlar. İyi siyasetçileri seçersek kentlerimiz ve ülkemiz iyi yönetilir. İyi siyasetçileri seçmezsek kentlerimiz ve ülkemiz iyi yönetilmez. Ama iyi siyasetçileri seçmek bizim elimizde değil ki! Siyasette köşeleri tutanlar seçeceğimiz insanları belirleyip önümüze koyuyor. Hadi buyurun seçin; SEÇ, BEĞEN, AL! AMAN AMAN! SİYASETE BULAŞMAM, İŞİM OLMAZ SİYASETLE… Öyle demeyin, HER ŞEYİN BAŞI SİYASET… Yaşam koşullarımızın iyi ya da kötü olmasından siyasetçi sorumlu… Ekonomiden, adaletten, huzurdan, güvenlikten, sağlıktan, eğitimden, tarımdan, yediğimiz gıdanın güvenliğinden, çocuklarımızın geleceğinden, yaşamımızı etkileyen her türlü olumlu ve olumsuz kararlar ile eylemlerden siyasetçi sorumludur… Böylesine hayati bir konu olan siyasete soğuk bakmayın, horlamayın, dışlamayın, kaçmayın. “NE YAPALIM SİYASET BU İŞTE”, “SİYASET KÖTÜ GİBİ” gibi sözler etmeyin! Siyaseti iyi ya da kötü yapan siyasetteki insan kalitesidir. Eğer sen kendini siyasetin içinde var olanlardan daha eğitimli, daha bilgili, daha kişilikli, daha dürüst, daha üretken, daha demokrat olarak düşünüyorsan siyasetin içinde olmalısın. Olmalısın ki, şikâyet ettiğin siyaseti düzeltebilesin. Şikâyet ettiğin insanların seni yönetmesine izin vermemek için sen siyasetin içinde olmalısın! SİYASET İYİDİR, İYİ OLMALIDIR! SİYASET ÜRETEMİYOR ARTIK… Dünya siyaseti çıkmazda… Bu da Dünya’yı çıkmaza sokuyor. Neden? Çoğunlukla yetersiz ve liyakatsiz kadrolar siyasetin üretkenliğini durduruyor… 350 Milyona yaklaşan nüfuslu dünyanın en gelişmiş ülkesi olan ABD bile siyasetçi üretemiyor… Gücüne güvenip Dünya'yı ateş topuna çeviriyor; hiçbir ülke de karşı çıkamıyor... Avrupa’ya bakın, orada da siyasetçi kıtlığı var. Tabii bu furyadan Türkiye de nasibini alıyor. ÜRETEMEYEN, KISIR BİR SİYASİ ORTAMDAYIZ. Hep birbirini eleştiren, birbirine hakaret eden, halkın aklıyla alay eden, kendilerini seçen topluma değil de çıkar gruplarına hizmet eden bir siyasi ortamdayız… Ne plan var, ne program; günlük ve keyfi kararlar… Son zamanlarda sohbetlerde sık sık Siyasi Partilerin birbirinden farkı olmadığı konusu konuşuluyor… Siyasi partilerin yalnızca adları farklı. İçerikleri aynı, genelde aynı zihniyetteki insanlar köşeleri tutuyor. Kendilerinin önüne geçebilecek insanları salmıyorlar içeriye. Siyasetin üretkenliğini yitirmesi insanları da umutsuzluğa sokuyor. İşte bu yüzden anketlerde kararsızların sayısı sürekli artıyor. Anketlerde muhalefetle iktidarın arasındaki oy farkı makası muhalefet lehine bir türlü açılmıyor. Bu durumdan şikayetçiysen ve kaygı duyuyorsan, düzeltmek istiyorsan SİYASETİN İÇİNDE OLMALISIN! Peki nasıl yapacağım? Siyasette köşeleri tutmuş olan insanlar senin gibi insanlara geçit vermiyor demeyeceksin! Tabii vermezler, sen gelirsen onların önüne geçersin. Kendin gibi insanlarla bir araya gelip sayınızı yükselteceksiniz, bir birinize güvenip sırt sırta verip yılmadan uğraşacaksınız. Çoğalacaksınız! Başka çare yok. Yıllardır siyasetin içinde aynı insanlar var ve hiçbir şeyi değiştiremiyorlar... ŞİKAYET ETME! DÜZELTMEK İÇİN KOLLARI SIVA… Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • KADINLARLA DAHA GÜÇLÜYÜZ, DAHA MUTLUYUZ, DAHA İNSANIZ…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 31 Kasım 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Mersin kadınları her alanda varlıklarını hissettiriyorlar… İş yaşamında, sosyal yaşamda, siyasette, spor, sanat ve kültürde, hukukta, bilimde, eğitimde… Bir koltukta birden fazla karpuz taşıyorlar. Hem ailesini yönetiyor hem işini yönetiyor. Hem de sosyal yaşamda yerlerini alıyorlar ve farkındalık yaratıyorlar. Hemen her alanda çok başarılı kadınlara sahip Mersin. Mersin için övünülecek bir durum bu. Bu yazımı kadınlara ayırdım, çünkü onları motive etmeliyiz, yüreklendirmeliyiz; yaşamın her alanında onlara ihtiyacımız var… Toplumdaki diğer kadınlara rol model oluyorlar ve sayıları artmalıdır başarılı kadınların. Onların çıkarsız, içten gelen idealist çabalarına, cesaretlerine, disiplinli ve tempolu çalışmalarına, yeteneklerine, bilgilerine, bulundukları ortama kattıkları nezakete çok gereksinimimiz var. Öyle güçlüler ki; bir kere birlikte çalışmayı ve dayanışmayı çok iyi beceriyorlar. Güçleri de buradan geliyor. Hedeflerini büyütmeliler, genişletmeliler. BAŞARILI KADINLAR… Başarılı kadınlara önce şunu söylemeliyim… Başarılarınız kendinizin eseridir! Bu başarıları özgüveninizle, yeteneklerinizle, bilginizle, ileri görüşlülüğünüzle, disiplinli ve paylaşımcı çalışmalarınızla kendiniz elde ettiniz. Yani kendi gücünüzle elde ettiniz ve ediyorsunuz başarılarınızı. Mersin Ticaret ve Sanayi Odasındaki görevim süresinde iş dünyasında, sosyal yaşamda, sanatta, kültürde, sporda kısaca yaşamın her alanında çok başarılı kadınlar tanıdım. Birçok etkinliklerine katıldım, iş yerlerini ziyaret ettim, yakından tanıdım onları… Tanıdıkça da onlara inancım, güvenim ve saygım arttı. Her seferinde onlara şunu söyledim: "Başarılarınız kendinizin eseridir, hiç kimse size başarı bahşetmez". İş yaşamında sanayi sektöründen, iç ticarete, dış ticarete, lojistiğe, eğitime, bilime, danışmanlığa, pazarlamaya kadar birçok sektörde çalışmalarına şahit oldum. Kadınlar oyuna çok çok geç başladılar. Hani derler ya oyuna 1 - 0 geriden başladı diye! Ne 1 - 0’ı, ne kadar geriden başladıklarını hesaplamak kolay değil; 1000 - 0, 2000 - 0, belki de daha fazla binlere karşı sıfır başladılar. Daha oyuna yeni başladı kadınlar… Oyunu da iyi kuruyorlar! İş Dünyasının yanısıra Sosyal Yaşamda da büyük hedefleri olmalıdır kadınların: Odalar ve Borsalarda, Meslek Örgütlerinde, Sivil Toplum Kuruluşlarında, Siyasette daha fazla kadının yer alması. Belediye Başkanlıkları, Milletvekillikleri, Yönetim Kurulu Başkanlıkları, Yönetim Kurulu Üyelikleri, Meclis Başkanlıkları, Meclis Üyelikleri gibi görevlerde daha çok kadının yer alması hedefleri olmalı kadınların. Bu hedeflere ulaşmaya da her yönden hazırlar. Kimseden bir şey beklemeyin, kendinize güvenin, birbirinize inanın, dayanışma içinde olun… Yeter ki birliğinizi sağlayın, liyakatli, kapsayıcı, katılımcı ve demokratik bir yapılanma oluşturun; BAŞARI SİZİNDİR! KADIN=ERKEK=İNSAN İyi eğitimli, özgür düşünüp özgür yaşayan, kendi ayakları üzerinde durabilen, toplumda öne çıkabilen, hurafelere aldanmayan, dayatmalara boyun eğmeyen, çağdaş yaşayan ve yaşamak isteyen kadın tehlike olarak görülemez. Kadınlara güvenmeyen erkekler kendine güvenmeyen erkeklerdir. EVE KAPATILAN HER KADIN DÜNYA İÇİN BÜYÜK BİR KAYIPTIR. Kadınları kapatıp, düşünmelerini ve sorgulamalarını engelleyip yalnızca belletilenlerle yaşatarak toplumun yarısını kontrol altına almış olurlar. KADININ YERİ BİLİMDE, İLİMDE, SANATTA, SPORDA, KÜLTÜRDE, EĞİTİMDE, İŞ YAŞAMINDA, SİYASETTE, SOSYAL YAŞAMDADIR. Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • TAM GAZ NEREYE GİDİYORUZ?

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 24 Kasım 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Hemen her gün kan donduran olaylar… Telafisi olası olmayan kayıplar… Cemaatler, çeteler, kaçakçılar, hortumcular… Rezillikler, ahlaksızlıklar, cinayetler, tacizler, hırsızlıklar… Adaletsizlikler, soruşturmalar, tutuklamalar, konserler… Üstüne siyasette etik, kibarlık ve karşılıklı anlayışın olmaması… Derler ya! Beynimiz ambale oldu. Çığırından çıktık iyice… Gazı kökledik, körlemesine gidiyoruz; çarpınca duracağız artık… Çarptıktan sonra ne durumda oluruz artık Allah bilir. NE OLUYORUZ, HEP BİRLİKTE TÜRKİYE’Yİ LİNÇ Mİ EDİYORUZ? Kim ya da kimler toparlayacak Türkiye’yi… Önce Türkiye diyen yok! Herkes kendi ikbalini, iktidarını, kazancını, servetini düşünüyor… El birliğiyle bu ülkeyi yok etmeye mi çalışıyoruz? Kim düzeltecek diye sordum yukarıda: Elbette demokrasiye inanmış, liyakatli, kişisel çıkar gütmeyen, toplumu düşünüp toplum için çalışan, anlayışlı, etik değerlere uyan, saygılı ve bulunduğu görev ile makamı hazmedecek siyasi kadrolar toparlayacaktır Türkiye’yi. Bu tür insanlar kabuklarınızdan çıkın ve taşın altına en azından elinizi koyun. Siyaset kötü değildir; benim işim olmaz siyasetle demeyin. Unutmayalım: Siyasetin kalitesini siyasetçinin kalitesi belirler. Sonuçta her şeyi siyaset yönetiyor; siyasetçi ne kadar kaliteli olursa siyaset de o kadar kaliteli olur, ülkede o kadar kaliteli yönetilir. O KADAR ÇOK YAPACAK İŞİMİZ VAR Kİ! Güven ortamını sağlamalıyız Türkiye’de… Birliğimizi sağlamalıyız… Kurumlarımızı siyasetten arındırıp yeniden yapılandırarak üretken, kapsayıcı ve güvenilir kılmalıyız… Ekonomiyi günlük kararlarla değil üretken bir ekonomi oluşturacak kısa, orta ve uzun vadeli planlarla yönetmeliyiz… Üniversitelerimizi siyasetten arındırıp özgürce çalışılıp ülkenin tamamına katma değer üretecek bilimsel çalışmalar ve çağdaş eğitim yapılacak duruma getirmeliyiz… Adalet sistemimizi adil ve güvenilir kılmalıyız… Coğrafyamızda farklı emellerle türlü oyunlar oynanıyor, savaşlar çıkartılıyor… Siyasi kavgaları, çekişmeleri bırakıp son süratle önce ülkede birliği sağlamak için uğraşalım… Siyasi partiler halkın karşısına umut veren gerçekçi planlarla, programlarla çıkın… Partilerinizin kadrolarını liyakatli, dirayetli, üretken kadrolarla donatın. Demagojiyi bırakıp ülkeyi nasıl kalkındıracağınızı, sorunları nasıl çözeceğinizi ortaya koyan projeler oluşturun… Birbirinize bağırıp, çağırıp, hakaret edip, suçlayarak hiçbir yere varamazsınız. Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • TRUMP NE YAPAR? BİZ KENDİMİZE BAKALIM…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 09 Kasım 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Özellikle ABD Basınından Trump’ın seçim zaferiyle ilgili bazı başlıklar: Donald Trump ABD Başkanlığına tarihi bir geri dönüş yaptı… Trump iktidarı geri aldı… Dünya liderleri Trump'ı tebrik ediyor ancak zaferi dünyayı yine sarsacak gibi görünüyor… Trump'ın Amerika'sı: Geri Dönüş Zaferi farklı bir ülkenin işaretini veriyor… Trump'ın dünyasına hoş geldiniz, Onun büyük zaferi her şeyi sarsacak Kasvet, gerginlik ve sevinç: Trump'ın zaferi dünyanın kilit bölgeleri için ne anlama geliyor? Trump'ın zaferi Avrupa'nın aşırı sağı için bir fırsat mı yoksa iki ucu keskin bir kılıç mı? Yeni Trump dönemi: ABD-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktası mı? Orta Doğu: İsrail Trump'ın dönüşünü memnuniyetle karşılıyor ancak başka yerlerde tedirginlik var… Rusya: Ukrayna politikasına ilişkin belirsizlik Trump'ın dönüşüne ilişkin iyimserliği azaltıyor… Ukrayna: Artık savunması için ABD'ye güvenemez Avrupa: Temkinli liderler daha yüksek güvenlik maliyetleri ve NATO finansmanı soruları olasılığıyla karşı karşıya… Çin: Trump'ın bir sonraki döneminin öngörülemezliği konusunda endişeler var… Tayvan: Savunma ve ekonomik kaygılar ön planda… Kore Yarımadası: Güney ve Kuzey için büyük sorular beliriyor… Afrika: Trump'ın zaferi konusunda ihtiyatlı iyimserlik… Latin Amerika: Trump'a Hazırlanıyor… Deli dolu bir politikacı Trump… Eline geçirdiği gücün azametini ve şiddetini iyi biliyor… Bu gücü kullanarak dünyayı dize getireceğini düşünüyor. Ama boş bir adam değil, dünyayı iyi okuyor; özellikle AB Ülkeleri ve Çin endişeli Trump’ın yeniden başkan seçilmesinden. En büyük savaşı ekonomik savaş olacaktır diye düşünüyorum. İsrail keyifli; Orta Doğu’nun Müslüman Arap Ülkeleri ve İran kaygılı. Müslüman Arap Ülkelerinin tüm zenginliklerinin üzerine oturmuş krallar, şeyhler ve emirler saltanatlarının ellerinden alınması tehdidiyle korkutulup sindirilmiş ve susturulmuşlar; büyük endişe var hepsinde. Özellikle Almanya’ya Avrupa’nın savunması için elini cebine attırmayı kafasına koymuş. Önce ABD (America First) diyor Trump ve gerçekçi düşünüyor. TRUMP GELDİ NE OLACAK ŞİMDİ… Bütün dünya ülkeleri gibi Türkiye’de düşünüyor; NE OLACAK ŞİMDİ? Biz önce kendi içimizde birliği sağlamalıyız. Böyle darmadağınık, birbirine girmiş bir ülkenin güçlü ve sıkı durması olası değil. Ekonomimizi doğrultmalıyız. Hukuk ve adalet sistemimizi doğrultmalıyız. Eğitim sistemimizi çağdaş ve bilimsel kılmalıyız. Kurumlarımızı siyasetten arındırıp üretken ve kapsayıcı çalışmasını sağlayarak güvenilir kılmalıyız. Güçler ayrılığını mutlak surette uygulamaya koyup ülke yönetimini denetlenebilir kılmak için güçlü bir parlamenter sistem oluşturmalıyız. Öyle bir ülke yaratmalıyız ki, her ferdimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olmaktan gurur duymalı! HER ŞEYDEN ÖNCE ÜLKEDE BİRLİĞİ SAĞLAMALIYIZ! KURTULUŞ SAVAŞINI İNANIP BİRLİĞİ SAĞLAYARAK KAZANMADIK MI? TEK YUMRUK OLMUŞ BİR ÜLKEYE KİMİN GÜCÜ YETER? BİZİ BÖLEREK GÜCÜMÜZÜ ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞIYORLAR… TRUMP'IN BİZE KARŞI KULLANACAĞI ÇOK MALZEME VAR… Ticaret: Trump’ın ilk dönemini anımsayalım. Türkiye'den ithal edilen çelik ve alüminyuma gümrük vergileri getirmişti. Ticari anlaşmazlıklar oluştu ve Türkiye'nin ABD'ye olan ihracatı 2018 ve 2019 yılları arasında hayli azalmıştı. Türkiye Trump’ın tarifeleri düşüreceğini umuyor. Tarifeleri düşürmek Trump’ın First America yaklaşımına ters gelir mi? Türkiye’nin ekonomisini sallamak için ABD’nin elinde çok etkili silahlar var; Trump istediklerini almak için bu silahları ateşler mi? Sırası geldiğinde ateşleyecektir şüphesiz. İlk döneminde Türkiye Ekonomisini sallamış ve ardından tehdit etmişti; BİR DAHA YAPARIM HA! NATO’ya bağlılık: S-400 Füzeleri ve F-35 Savaş Uçakları sorunu çözüm bekliyor. NATO’nun güneyde güçlenmesi için Türkiye önemli. BRICS üyeliği: Türkiye'nin küresel çeşitlilik arayışı içinde olması ve çok kutuplu bir diplomasiye yönelişi… Anımsayın, Süleyman Demirel Rusya’ya yönelip iki ülke arasında ekonomik ilişkileri geliştirme çabalarına girip Seydişehir Alüminyum ve İskenderun Demir Çelik Fabrikaları gibi sanayi tesislerinin kurulması anlaşmalarını yapmasından dolayı kaç tane askeri darbeye uğradı. Suriye ve Irak’taki sorunlar: ABD’nin Suriye ve Irak’ın bölünmesini sağlayarak güçsüzleştirilmesi yoluyla İsrail’i bölgede daha güçlü duruma getirme çabası Trump tarafından da sürdürülecektir. Bu bölme politikası Türkiye için de uygulanmaya çalışılıyor yıllardır; ama Türkiye’nin gücü buna izin vermiyor, vermez de. ABD’nin Irak’taki PKK terör örgütü ve Türkiye’nin bir terör örgütü olarak gördüğü Suriye’deki YPG’ye açık silah ve lojistik desteği iki ülke arasında samimi ve dürüst bir işbirliği olamayacağını gösteriyor. Kürt sorunu: Trump’ın çok güçlü bir şekilde iktidara gelmesi ayrılıkçı Kürtleri umutlandırıyor olabilir. Öte yandan Türkiye bölgede güvenilebilecek ve güvenliği sağlayabilecek tek güçlü ülkedir; bölgede herşeye karşın Demokrasi olan ve Demokrasiye inanmış büyük bir halk çoğunluğu olan tek ülkedir diyebiliriz. Trump bölgede Türkiye’yi saf dışı bırakarak yapmak istediklerini yapamayacağının farkında olmalıdır. Ancak Türkiye’yi zayıflatarak iyice avucuna almak için silahlarını yeri geldiğinde kullanacaktır. Trump’ın kullanacağı silahların etkisinden kurtulmak için önce Türkiye’de birliği sağlamalıyız. ÖNCE TÜRKİYE! TÜRKİYE FIRST! Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • HER DEVRİN ADAMLARINA DİKKAT…

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 28 Mart 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Bir araştırmaya göre Türkiye'de toplumun yüzde 73,1'i para biriktiremiyormuş. Yani tasarruf edecek gelirleri bile yok; elde ettikleri gelir ancak karınlarını doyuyor. Karın doyurma işlemi zaman geçtikçe de aksamaya başlıyor; çünkü elde ettikleri gelir aynı kalıyor ama gıda fiyatları sürekli artıyor. Üstelik bu kesimin yüzde 100’ü de borçlu; bir yandan da borçlarını ödemeye çalışıyorlar. Bu kesim zaten hep tasarrufta; tasarruf üstüne tasarruf yapıyorlar yıllardır, yine de ekonomiyi kurtaramıyorlar. Asıl tasarrufu kimlerin yapması gerektiğini aylardır tüm ekonomi uzmanları yazıyor, çiziyor, söylüyor. Türkiye’yi kısır döngüden çıkartacak kısa, orta ve uzun vadeli katma değerli ve teknolojik ürünler yapmamızı sağlayacak bütüncül planlar yapılmalı. Ekonomik planlar ve önlemler hep parası olanların paralarının değerini koruyup arttıracak bir stratejiyle kurgulanıyor ve uygulanıyor. Parası olanları katma değerli ve teknolojik ürünler yapacak tesisler kurmaya yönlendirecek uygulamalar ortaya konmalı… HER DEVRİN ADAMLARI… Her devrin adamı derler ya! Hacı yatmaz gibidirler… İyi koku alırlar; güç kimdeyse onun yanında görünürler. Özellikle siyasetin ve siyasetçinin gücünü arkalarına almak için iktidar kimdeyse onun yanında olurlar. Son 20 yıldaki rotalarını özetleyeyim: İktidar Partisi-Cemaat-İktidar-Ana Muhalefet Zig-zag çizer gibi hep güçlünün yanındalar. İLK OLARAK HEP HER DEVRİN ADAMLARI SEZER BİR İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİ OLACAĞI EMARELERİNİ! Şu anda da özellikle Yerel Seçimlerde başarı elde eden partinin yeni belediye başkanlarını kıskaca alıyorlar… Önceden yapılan planları başlamıştır bile! ÇOK ÖNEMLİ BİR DÖNEMDEYİZ; TÜRKİYE İÇİN ADETA BİR DÖNÜM NOKTASINDAYIZ! YEREL SEÇİM SONUÇLARINI BELİRLEYEN EN ÖNEMLİ İKİ UNSUR: EKONOMİK KRİZ VE YOLSUZLUKLAR. Ekonomik Krizi de oluşturan yolsuzluklardır zaten. Özellikle yeni seçilen başkanları ve milletvekilleri, bu her devrin adamlarını yanınıza yaklaştırmayın. Onların sizleri yönlendirmesine izin vermeyin. ASIL SORUMLULUĞUNUZ SİZİ PARTİLERİNİZDEN DOLAYI GÖNÜLDEN VE KOŞULSUZ DESTEKLEYEN HALKADIR. ONLARIN İŞLERİNİ HALLEDİN! Seçimleri kazanan partiye ve partinin adaylarına on binlerce, yüz binlerce, milyonlarca karşılıksız oy veren ve partilerine gönül vermiş insanlar seçimlerden sonra, kenarda bırakılmamalı; ONLAR DOLGU MALZEMESİ DEĞİLDİR. GÜÇ HALKTADIR!… Partilerine gönül vermiş ve karşılık beklemeden seçimlerde tabanlarını şişirmiş insanlar; seçim kazanıldığında göz yaşı döken emekli öğretmen teyzemler ve amcamlar, genç kardeşlerim, sokakta simit satarak ailelerine katkı sağlamaya çalışan simitçi çocuklar, memur anneler ve babalar, işsizler, atama bekleyen öğretmenler, işçiler, köylüler, memurlar, alın teriyle helal para kazanmaya çabalayan esnaflar, iş insanları… Kısaca, geçim sıkıntısı çeken herkes! SEÇİMLERİ SİZLER KAZANDIRIYORSUNUZ HEP! SEFASINI HER DEVRİN ADAMLARI SÜRÜYOR HEP? Biri TASARRUF MU dedi? EĞER HER DEVRİN ADAMLARINDAN TASARRUF YAPILIRSA, SİYASETÇİYİ MAKAMLARA GETİREN ASIL HALKIN HAYALLERİ GERÇEKLEŞEBİLİR… Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…

  • KOLTUK=GÜÇ

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 24 Eylül 2024 Uğurola Mersin, uğurola Türkiye… Öncelikle bir özür dilemeliyim. Bu haftaki yazımı özel nedenlerimden dolayı iki gün geç yazmak zorunda kaldım. Yeni yazım umarım olumlu ilhamlar verir okuyanlara… BAŞKAN, BAŞKAN! 5-6 Sene önce bir ilçemizde düzenlenen bir fuarın açılışına Mersin Ticaret ve Sanayi Odasını temsilen katılmıştım. Türkiye’nin dört bir yanından odalar ile borsaların başkanları, sivil toplum kurumlarının başkanları, bazı belediyelerin başkanları, vs. çok sayıda başkan kurumlarını temsil etmek üzere katılmıştı. Konaklamanın yapıldığı otelin yemek salonunda öğlen yemeğini yiyorduk; herkes bir birine başkan, başkan diye sesleniyordu. Yaz mevsimi olması nedeniyle tatil amaçlı çok sayıda aile de vardı otelde; dolayısıyla yemek salonunda diğer konuklar da hayli fazlaydı. Salonda o kadar çok gürültü vardı ki “başkan, başkanım” sesleriyle inliyordu salon; herkes birbirine başkanım diye sesleniyordu. Otelde tatil yapmakta olan birkaç ailenin birlikte oturduğu bir masaya çok yakın oturuyordum ve kulak misafiri oldum ister istemez… “Nedir bu ya, herkes birbirine BAŞKAN, BAŞKANIM diye sesleniyor. Ne çok başkan varmış Türkiye’de. Bu kadar çok başkanın olduğu bir Türkiye neden gelişip kalkınamıyor” diye konuşuluyordu masada. Bir an utandığımı hissettim; ben de o başkanlardan biriydim. Doğru söylüyordu sözlerin sahibi… NEDEN? Bu kadar çok başkan varken, neden başaramıyorduk? Koltuğun verdiği gücü toplum için neden kullanamıyorduk? Ya da koltuğun gücünü yanlış işlerde mi kullanıyorduk? Ya da koltuğun gücünü yalnızca kendimizi mi güçlü kılmak için kullanıyorduk? Bu koltuk gücü bizi sarhoş mu ediyordu? Koltuk gücü iyi niyetliliği ve alçak gönüllüğü yok mu ediyordu? KOLTUĞUN GÜCÜ MÜ, OTURANIN GÜCÜ MÜ? Ya da bu iki güç ile kurumun üyelerinin gücünü birleştirerek KURUM GÜCÜ oluşturmak mı? KURUM GÜCÜ! İşte asıl GÜÇ bu olmalı… Bu gücü, kurumunun ilkeleri, gelenekleri ve amaçları doğrultusunda; temsil edilen toplumun çıkarları, ait olunan ilin birliği ve dirliği için adaletli, birleştirici, kapsayıcı, katılımcı, kucaklayıcı ve çağdaş bir hizmet anlayışıyla kullanarak kalkınmaya destek olmalıdır KOLTUKTA OTURAN. Kendimi de sorgulamıyorum diyemem… Sürekli sorguluyorum kendimi. Koltuklarda oturanlar sorgulamalı kendilerini… İnsanlar neden bu kadar hırsla, riyakarlıkla, hainlikle, aldatmacayla, ekonomik baskıyla, kalp kırmayla, hassas değerleri ve siyaseti kullanarak o koltukları ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORLAR? Bu koltuklar ELE GEÇİRİLECEK BİRER KALE MİDİR? Bütün bu olumsuz davranışları uygulayarak ele geçirdikleri koltuklarda ilkeli, adaletli, çıkarsız ve samimi hizmet yapacaklarına kendileri de inanıyorlar mı? Yoksa yalnızca o koltuğun gücü mü ilgilendiriyor onları? Çıkar ekipleri oluşturup kentlerin güçlü kurumlarını ele geçirip bu gücü kullanarak rantlarına rant katmayı amaçlayanlara kesinlikle karşı durulmalı. Bu tür amaçları olanları iyi ayırt etmeliyiz, farkına varmalıyız bunların. Bu tür insanlarla ilgili bazı yazılarımı aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz: HER DEVRİN ADAMLARINA DİKKAT… MESELE HER DEVRİN ADAMI OLMAK DEĞİL, HER DEVİRDE ADAM OLMAKTIR… RANTA DOYMAYANLAR: HERŞEYİ TASARLAYAN ONLAR… MERSİN'İ ALIN TERİYLE HELAL PARA KAZANAN İNSANLAR YÜCELTİR... MÜLKÜN SAHİBİ: MÜLKÜN SAHİBİ ALLAH MI??? İLLE DE BİR KOLTUKTA OTURMAK GEREKİYOR MU? Sorarlar hep… Neden başkan olmak istiyorsunuz? Neden milletvekili olmak istiyorsunuz? Neden bu göreve talipsiniz? Bir koltuğa talip olanlara hep sorarlar, NEDEN? Yanıt hazır, HİZMET ETMEK İÇİN! Ben koltuk olmadan hizmet edemem diyor yani… Bir başka deyişle koltuğun gücü lazım bana! Tabii ki liyakatli, samimi, çıkar gütmeyen birçok insan koltuklarda oturarak topluma daha etkili hizmetler, yani somut hizmetler ve yatırımlar yapabiliyor, kalkınmaya katkı sağlıyorlar. Böyle insanlar da var tabii… Onları takdir ediyorum. Gönül ister ki tüm koltuklarda bu tür insanlar otursun. Ama gerçekten hizmet etmek isteyenler için koltuğa gerek yok. Birçok alanda, sektörde, ekonomide, bilimde, teknolojide, kültürde, sanatta, sporda o kadar çok bilgili insan var ki! Onların çoğunun koltuğu yok ama bilgisi var, öz güveni var, gönüllü hizmet duyguları çok gelişmiş, bildiklerini ve deneyimlerini topluma yayarak ilham verme, yol gösterme arzuları var. Onlar hep aramızdalar, hayatın içindeler; koltukları olmayınca da fark edilmiyorlar. Çıkar beklemezler; yazdıklarını, çizdiklerini, söylediklerini ne kadar çok insan okuyup dinlerse o kadar iyi görev yapmış olduklarını hissederler. Gerçek kanaat önderleridir onlar. Koltuğa gereksinimleri yoktur. Onları tüm toplum izler, dinler. Koltuğu olanların çoğu ise pek dinlemez… Hele siyasetçiler hiç dinlemez; dinlemedikleri gibi onları kendilerine rakip görürler… MESLEK ÖRGÜTLERİ… Akademik Meslek örgütlerinin yeri ayrıdır bende… Bu örgütlerce oluşturulmuş kurumlar daha toplumcu, daha üretken ve daha gerçekçi kurumlar olarak görünüyorlar. Kurum ilkeleri, gelenekleri, amaçları ve mesleksel bilgileri doğrultusunda katılımcı, toplumcu ve uzlaşmacı bir yöntemle çalışırlar. Bu örgütlerin üyelerinin mesleksel liyakatleri hayli yüksektir ve kurum koltuklarına verdikleri güçle KURUM GÜCÜNÜ oluştururlar. Kendilerini bilgileriyle göstermek isterler… Kurumlarının gücünü belirli çıkar grupları için değil tüm toplum adına arkalarına alıp kapsayıcı ve üretken çalışırlar. İncelenmeye değer ve dikkate alınması gereken kurumlardır… MERSİN’İN SAHİBİ… Mersin’in sahibi yok denir hep… Mersin’in sahibi sessiz ama doğruları konuşan çoğunluktur; yüksek liyakate sahip olanlar, bilgisini ve deneyimlerini topluma aktarıp ilham verenler, kurum gücünü oluşturanlar, toplumcu ve aydın düşünenler, çıkar gözetmeyenler, hassas değerlerini kullanmayanlar ve kullandırtmayanlar, siyasetin ve siyasetçinin esiri olmayanlardır. Her şeyden önce onlar özgür düşünür, özgür konuşurlar; at gözlükleri ile dar bakışlı gözlere değil de geniş bir açıyla çok ileriyi gören gözlere sahiptirler. YENİ BİR YAZI DİZİSİNE BAŞLIYORUM: MERSİN’İN SAHİBİ Doğrulukla hizmet eden ve etme potansiyeli yüksek, çıkar gözetmeyen, bilgisini ve deneyimlerini toplum için kullanmayı içselleştirmiş toplumcu davranan kurumlar, sivil toplum örgütleri ve kişiler ile bir GÖRÜŞME MARATONU olacak MERSİN’İN SAHİBİ. Amacım Mersin’in Sahiplerini harekete geçirmek ve MERSİN GÜCÜ’NÜN oluşmasına önayak olmaktır. Mersin mozaiğini çatışma durumundan çıkarıp birlik içinde işlevsel duruma gelmesini, durağan olanaklarını harekete geçirip Mersin’e değer katmasını ve ÖNCE MERSİN düsturunun akıllara kazınmasını sağlamak için bir adım olacaktır diye umuyorum MERSİN’İN SAHİBİ yazı dizisi… Hoşça kalın, çok yakında MERSİN’İN SAHİBİNDE buluşmak üzere…

  • BU RESMEN KORSANLIK!

    Ayhan Kızıltan, ben@ayhankiziltan.com, Mersin 20 Eylül 2024 İyice azıttılar! İsrail’e elektronik iletişim aygıtlarını uzaktan patlatma teknolojisini belli ki CIA sağlıyor. ABD'nin taşeronu İSRAİL aslında bütün Dünyayı tehdit ediyor. Bu resmen korsanlık! Dünyada milyarlarca telsiz, çağrı cihazı, telefon, tablet bilgisayar gibi iletişim aygıtları kullanılıyor... Bütün dünya bilsin ki, hiçbir ülkede hiç bir kimse güvende değil. Adam bu teknolojiye sahip ve istediği kimseyi telefon çaldırarak öldürebilir... Mazereti de şu olur: Bu öldürdüklerimiz teröristti. Bitti gitti! Teknolojik Elektronik İletişim Aygıtlarını ithal eden tüm ülkeler bu ürünlerin ithalatını derhal durdurmalıdır. Çünkü yurttaşları güvende değil! Yurttaşlarının güvenliği adına bu aygıtların üretici firmalarının ürünlerinin güvenli olduğunu ispatlayıp bunu sağlayana ve garanti edene kadar ithalatların durdurulduğunu açıklamalı tüm ülkeler. Yani AMBARGO UYGULANMALI bu cihazları üretenlere!

bottom of page