top of page

MERSİN TURİZMİNDE EKSİK OLAN ŞEY: SAHNE

Güncelleme tarihi: 28 Ara 2025

28 Aralık 2025

“Kent merkezinden başlayan turizm aklı ve cadde ekonomisini geri çağıran çözüm. Ulaşım güçlendi, fırsat penceresi açıldı. Şimdi mesele; kent merkezinde yürünebilir, güvenli, konforlu bir “kent sahnesi” kurmak. Temizlikten yön bulmaya, akşam ekonomisinden etkinlik takvimine kadar tek elden işletilen bir model, Mersin turizmini kampanyadan performansa taşır.”

MERSİN’DE SEKTÖRLERİN DURUM ANALİZLERİ VE GELECEK VİZYONLARI başlıklı yazı dizisinin bu bölümünde Mersin Turizmini ele aldım.

MERSİN İÇİN KARAR ANI: POTANSİYELDEN PERFORMANSA GEÇİŞ

Kentlerin turizmle imtihanı çoğu zaman yanlış yerden okunuyor. Otel sayısı, yatak kapasitesi, kampanya bütçesi, tanıtım filmi gibi başlıklar önemlidir ama tek başına yetmez. Turist, aslında bir kent deneyimi satın alır. Sokağın ritmini, güven duygusunu, yürünebilirliği, yeme içmeyi, sanat ve kültürle karşılaşmayı, bir akşamüstü nereye oturacağını, gece dönüşte kendini nasıl hissedeceğini satın alır.

İşte Mersin’in turizmde takıldığı yer de burasıdır. Elimizde güçlü bir ham madde var: deniz, tarih, inanç rotaları, doğa ve gastronomi. Elimizde güçlü bir ham madde var: deniz, tarih, inanç rotaları, gastronomi, iklim, bereket. Buna rağmen konaklama ve harcama performansı beklenen seviyeye çıkmıyor. Çünkü kent merkezinde, turistin içine gireceği bir “sahne” kuramadık. Sahne derken; yürünebilir bir merkez, akşam ekonomisi, yön bulma, temizlik ve güvenlik gibi temel konforların birlikte çalıştığı kent hayatını kastediyorum.

ARTIK "UZAK" DEĞİLİZ

Mersin uzun yıllar turizm rekabetinde iki prangayı taşıdı: havalimanı eksikliği ve “çile yolu” hissi veren ulaşım. Bugün bu tablo değişti. Çukurova Uluslararası Havalimanı, bölgeyi Türkiye’ye ve dünyaya bağlayan stratejik bir kaldıraçtır. Karayolunda da yıllardır konuşulan güzergahlar etap etap rahatlıyor, yol kalitesi artıyor. Artık turist için Mersin’e gelmek zor değil.

Tam da bu yüzden kritik soru şudur: Gelen turiste ne sunacağız? Ulaşım donanımı güçlenirken, kent “yazılımını” aynı hızda güncelleyemezse fırsat penceresi kaçabilir. Bugün planlanan pek çok yatırımın gecikmesi, projelerin tamamlanma sürelerinin uzaması, bu riski büyütüyor. Ulaşımı çözerken, sahneyi kurmak için zamanı da iyi yönetmeliyiz.

KISA BİR ÖZELEŞTİRİ: "GÖSTERMELİK İŞLER" DÖNEMİ BİTMELİ

Beş yıl Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptım. Makine mühendisi bir sanayici olarak her sektörün tüm ayrıntılarını bilemem. Ama şunu bilirim: Sahada çalışan komiteler veri ve öneriyle beslerse başkan da, kurum da doğru hedefe yürür. Bazı alanlarda bunu başardık, bazı alanlarda ise gösterişe kaçan, vitrinlik kalan işler ağır bastı.

Bugün amacım kimseyi kırmak değil. Turizm başta olmak üzere tüm paydaşları gerçek işlere, gerçek standartlara, gerçek yönetime çağırmaktır. Mersin’in potansiyeli, günübirlik etkinliklerle değil; kent merkezinden başlayan disiplinli bir dönüşümle açığa çıkar.

SORUN TANITIM DEĞİL, SAHNE

Mersin’de son yıllarda yatırım yok mu? Var. Deniz kıyısı, marina, büyük ölçekli alışveriş merkezleri, yeni yollar, yeni kavşaklar. Fakat bunlar, turistin kentle temasını otomatik olarak artırmıyor. Turist çoğu zaman otelden çıkıp bir AVM’ye uğruyor (zaten geldiği ülkede var), bir noktayı görüyor ve geçip gidiyor. Harcama kent içine yayılmıyor, kalış süresi uzamıyor, kent vitrini boş kalıyor.

Bu tablo bize şunu söylüyor: Eksik olan tanıtım değil, sahnedir. Sahne kurulmadan tanıtım, sadece daha çok insanı aynı eksik deneyime çağırır.

ÇÖZÜM: KENT MERKEZİNİ BİR "AÇIK HAVA AVM"SİNE DÖNÜŞTÜRMEK

Bugün kent merkezinde birkaç güçlü odak noktası var; Marina ve AVM’ler. Ancak bu odaklar güçlendikçe geleneksel cadde ekonomisi zayıflıyor. Benim itirazım tam da budur: Mersin’in merkezini AVM’lerle yarışan bir bina projesi gibi değil, AVM disipliniyle işleyen bir kent hayatı projesi gibi ele almalıyız.

Önerim nettir: İstiklal, Kuvayı Milliye, Atatürk ve Silifke caddeleri gibi ana omurgaları, bağlantı sokaklarıyla birlikte bir “kent sahnesi”ne dönüştürelim. Bu bir kaldırım taşı ya da cephe boyası meselesi değil; yönetim ve hizmet standardı meselesidir.

Bir açık hava AVM’yi ayakta tutan şey vitrin değil, ritimdir. Temizlik, aydınlatma, güvenlik, yönlendirme, etkinlik takvimi, esnaf koordinasyonu, arıza yönetimi, görünür kalite. Cadde, ancak düzenli işletilince alışkanlık üretir.

Sahne çalışması her ilçe, özellikle sahil ilçeleri için kıyı karakterini, sokak ölçeğini, cephe oranlarını, gölgelik ve geçirgen zemin gibi iklim gerçeklerini tanımlayan basit ama bağlayıcı bir “kentsel tasarım rehberi” ve “tip projeler seti” hazırlanabilir. Bu planda unsurlardan en önemlisi her “ilçeye ve beldeye meydan oluşturma”.

KESİNTİSİZ HİZMETLER: TURİSTİ KENTTE TUTAN AYRINTILAR

Caddeyi geri getirmenin iki kritik eşiği var: “çağdaş tuvalet” ve “park etme çözümü”. Buna yön bulma, erişilebilir kaldırım, güvenli akşam koridoru, aydınlatma, gölgelik, oturma elemanları, mikromobilite (kısa mesafe kişisel ulaşım) düzeni gibi konfor başlıklarını ekleyelim. Bunlar “lüks” değil, kesintisiz kent hizmetleridir. Küçük görünen bu detaylar çözülmeden turist de Mersinli de caddede uzun süre kalmaz.

Kent sahnesi kurulunca turizm sadece turiste çalışmaz. Mersinli de caddede nefes alır, esnaf yeniden iş üretir, sanat ve kültür sokağa taşar. Turist de “geçtim” değil, “kaldım” demeye başlar.

YÖNETİM MODELİ: İŞ GELİŞTİRME BÖLGESİ MANTIĞI

Bu işin anahtarı, tek bir kurumun iyi niyeti değil; birlikte işleyen bir yönetim modelidir. Dünyada bunun karşılığı Business Improvement District (BID) uygulamalarıdır. Türkçede “İş Geliştirme Bölgesi” demek daha doğru duruyor.

Özetle; belirlenen bir cadde veya bölge için esnafın, belediyenin ve ilgili kurumların temsil edildiği küçük bir yönetim kurulu kurulur. Temizlik, güvenlik, yönlendirme, etkinlik, bakım gibi işler düzenli hizmet alımıyla yürütülür. Bütçe; gönüllü katkı, sponsor, ortak kampanya gelirleri ve belediye ile birlikte kurgulanan kalemlerle sürdürülebilir hale getirilebilir.

Bu model, işi bir kampanyadan çıkarır; standartlı bir işletmeye dönüştürür.

NASIL BAŞLARIZ: PİLOT ALAN VE ÖLÇÜLEBİLİR HEDEF

Önce bir pilot alan seçelim ve burayı düzenleyip bir yıl boyunca “kent sahnesi” standardında işleterek örnek üretelim. İlk olarak Atatürk Caddesi bölgesi seçilebilir. Sonra ölçekleyelim. Hedefi de ölçelim. Üç basit gösterge yeter:

1) Merkezde geçirilen süre,

2) Geceleme oranı ve tekrar ziyaret,

3) Harcamanın kent içine yayılması.

Bu göstergeler yükselmeye başladığında, tanıtım da kendiliğinden güç kazanır.

SONUÇ

Mersin’in ulaşım donanımı güçleniyor. Şimdi sırada zihniyet ve yönetim devrimi var. Kent merkezini bir açık hava AVM disipliniyle ayağa kaldıralım, sahneyi kuralım. Turist için de, Mersinli için de.

Bu kent bunu hak ediyor.

Haftaya Mersin’de ilan edilen Turizm Bölgelerinde yatırımların başlaması ve hızla bitirilmesi için ortaya koyacağım “MERSİN TURİZMDE PİLOT İL OLMALI” yazımda buluşmak üzere…

Uğurola!


1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Mertcan
28 Ara 2025
5 üzerinden 5 yıldız

Siz bu şehrin şansısınız başkanım

Beğen
bottom of page